İşveren ile işçi arasındaki iş ilişkisinin temelini güven oluşturur. İşveren, çalışanının görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde yerine getireceğine inanırken; çalışan da işverenin haklarına ve işyerinin kurallarına uygun hareket etmekle yükümlüdür. Bu güven ilişkisinin zedelendiği durumlarda ise İş Kanunu işverene haklı fesih hakkı tanımaktadır.
Son yıllarda özellikle Personel Devam Kontrol Sistemleri (PDKS) kullanan işyerlerinde en sık karşılaşılan usulsüzlüklerden biri, işyerinde bulunmayan bir çalışanın kartının başka bir çalışan tarafından okutulmasıdır.
Peki bu davranış tek başına işten çıkarılma sebebi midir?
İşverenin mutlaka maddi zararının oluşması gerekir mi?
Yargıtay'ın güncel kararı bu soruların tamamına önemli cevaplar vermektedir.
Başkası Adına Kart Okutmak Nedir?
Bir çalışanın;
- İşyerinde bulunmadığı halde,
- Başka bir çalışanın personel kartını,
- Parmak izi yerine kart sistemi kullanılarak,
- Giriş veya çıkış cihazına okutması,
o çalışanın işyerinde çalışıyormuş gibi görünmesini sağlar.
Bu durum yalnızca devam kontrol sistemini yanıltmakla kalmaz; ücret hesaplaması, puantaj kayıtları, fazla mesai hesapları, vardiya düzeni ve SGK kayıtları açısından da işvereni yanıltabilecek sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle uygulamada bu davranış "sahte giriş-çıkış kaydı oluşturma" veya "başkası adına kart okutma" olarak değerlendirilmektedir.
Personel Kartı Neden Bu Kadar Önemlidir?
Günümüzde birçok işletme;
- PDKS sistemleri,
- Turnike sistemleri,
- RFID kartlar,
- Manyetik personel kartları,
- QR giriş sistemleri,
- Yüz tanıma veya biyometrik sistemler
aracılığıyla çalışanların işe giriş ve çıkışlarını kayıt altına almaktadır.
Bu kayıtlar yalnızca personelin işe gelip gelmediğini göstermez.
Aynı zamanda;
- Puantaj hazırlanmasında,
- Bordro hesaplamalarında,
- Fazla mesai tespitinde,
- Devamsızlık işlemlerinde,
- Disiplin süreçlerinde,
- SGK denetimlerinde
önemli delil niteliği taşımaktadır.
Bu nedenle sistemin bilinçli şekilde yanıltılması, işveren açısından güven ilişkisini doğrudan etkileyen ağır bir davranış olarak kabul edilmektedir.
İşçinin Sadakat Borcu ve Doğruluk Yükümlülüğü
4857 sayılı İş Kanunu, işçinin yalnızca iş görme borcunu değil aynı zamanda işverene karşı sadakat ve doğruluk içerisinde davranma yükümlülüğünü de esas almaktadır.
Çalışan;
- dürüst davranmalı,
- işvereni yanıltmamalı,
- işverenin güvenini kötüye kullanmamalı,
- işyerindeki düzeni bozacak davranışlardan kaçınmalıdır.
Bu yükümlülük yalnızca çalışma saatleriyle sınırlı değildir.
İşverenin güvenini sarsacak her türlü davranış, iş ilişkisinin devamını imkânsız hale getirebilir.
İş Kanunu'na Göre Haklı Fesih
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e bendine göre işveren;
İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması halinde iş sözleşmesini derhal ve tazminatsız olarak feshedebilir.
Bu kapsamda;
- sahte belge düzenlenmesi,
- zimmet,
- hırsızlık,
- usulsüz işlem yapılması,
- işverenin yanıltılması,
- başkası adına kart okutulması,
haklı fesih kapsamında değerlendirilebilmektedir.
İşverenin Zarara Uğraması Şart mıdır?
Uygulamada en çok sorulan sorulardan biri budur.
Birçok kişi;
"İşveren zarar görmediyse neden haklı fesih olsun?" düşüncesindedir.
Ancak hukuki değerlendirme farklıdır.
- Haklı fesihte her zaman maddi zarar aranmaz.
- Bazı davranışlar doğrudan güven ilişkisini ortadan kaldırır.
- Önemli olan işverenin zararının miktarı değil;
işçinin doğruluk ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmiş olmasıdır.
Yargıtay'ın güncel kararı da tam olarak bu noktaya dikkat çekmektedir.
Yerel Mahkeme Neden İşçi Lehine Karar Verdi?
Somut olayda ilk derece mahkemesi;
- işçinin 18 yıllık kıdeme sahip olmasını,
- daha önce disiplin cezasının bulunmamasını,
- işverenin somut zararını ispatlayamamasını,
gerekçe göstererek feshin haklı olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Mahkeme, olayın güven sarsıcı olduğunu kabul etmiş ancak haklı fesih için yeterli ağırlıkta görmemiştir.
Bu nedenle işçinin;
- kıdem tazminatı,
- ihbar tazminatı
almaya hak kazandığına karar vermiştir.
Yargıtay Bu Kararı Neden Bozdu?
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi farklı bir değerlendirme yapmıştır.
Yargıtay'a göre;
işyerinde bulunmayan bir çalışanın kartını okutmak, işvereni yanıltmaya yönelik bilinçli bir davranıştır.
Bu davranış;
- doğruluk ilkesine aykırıdır,
- sadakat borcunu ihlal eder,
- güven ilişkisini ortadan kaldırır.
Yargıtay ayrıca önemli bir ilkeye dikkat çekmiştir.
İşverenin mutlaka maddi zarara uğradığını ispat etmesine gerek bulunmamaktadır.
Çünkü burada korunan değer yalnızca maddi zarar değil, iş ilişkisinin temelini oluşturan güven ilişkisidir.
İşyerinde olmayan bir kişinin çalışıyormuş gibi gösterilmesi, ücret ödenmesine veya çalışma kayıtlarının gerçeğe aykırı oluşmasına yol açabilecek nitelikte olduğundan bu davranış haklı fesih sebebidir.
İnsan Kaynakları ve Bordro Birimleri Ne Yapmalıdır?
Bu tür olaylarla karşılaşılması halinde İnsan Kaynakları birimleri acele karar vermemelidir.
Öncelikle;
- kamera kayıtları,
- PDKS kayıtları,
- tanık beyanları,
- vardiya kayıtları,
- puantaj belgeleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Ardından çalışanın mutlaka yazılı savunması alınmalıdır.
Savunma alınmadan yapılan fesih işlemleri farklı hukuki riskler doğurabilir.
Olayın tüm delilleri toplandıktan sonra İş Kanunu hükümleri doğrultusunda işlem tesis edilmelidir.
İşverenler İçin Önemli Öneriler
Bu tür uyuşmazıkların önüne geçebilmek için işverenlerin;
- Personel yönetmeliklerinde kart paylaşımını açıkça yasaklaması,
- Disiplin prosedürlerini güncel tutması,
- PDKS kullanım eğitimleri vermesi,
- Kamera kayıtlarını düzenli saklaması,
- Personel giriş çıkışlarını düzenli denetlemesi,
- Çalışanlara yazılı bilgilendirme yapması
önem taşımaktadır.
Önleyici tedbirler, sonradan yaşanabilecek hukuki ihtilafların büyük bölümünü engellemektedir.
Sık Sorulan Sorular
Başkasının kartını okutmak suç mudur?
Ceza hukuku bakımından olayın özelliklerine göre farklı değerlendirmeler yapılabilir. Ancak iş hukuku açısından bu davranış, doğruluk ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı kabul edilmektedir.
İşveren zararını ispatlamak zorunda mıdır?
Hayır. Yargıtay'a göre bu tür davranışlarda işverenin ayrıca somut maddi zararını ispat etmesi gerekmez.
İşçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Haklı fesih şartları oluşmuşsa işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Savunma alınması gerekir mi?
Evet. Fesih sürecinde usule uygun şekilde yazılı savunma alınması ve tüm delillerin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Sonuç
İş ilişkisinin temelinde karşılıklı güven bulunmaktadır. İşyerinde bulunmayan bir çalışanın kartının okutularak çalışıyormuş gibi gösterilmesi, yalnızca puantaj kayıtlarını değil işveren ile çalışan arasındaki güven ilişkisini de zedelemektedir.
Yargıtay'ın güncel kararı, bu tür davranışların işveren açısından haklı fesih sebebi oluşturduğunu ve işverenin ayrıca maddi zararını ispatlamak zorunda olmadığını açıkça ortaya koymuştur.
Bununla birlikte her olay kendi özel koşulları içerisinde değerlendirilmeli; fesih kararı verilmeden önce savunma hakkı tanınmalı, tüm deliller eksiksiz şekilde toplanmalı ve hukuki süreç usulüne uygun yürütülmelidir.
Yargıtay Karar Özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2025/6864
Karar No: 2025/8070
Karar Tarihi: 20.10.2025
Kararın Özeti:
İşyerinde bulunmayan başka bir çalışanın personel giriş kartının, işyerindeymiş gibi okutulması doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış niteliğindedir. Bu davranışın haklı fesih oluşturması için işverenin ayrıca maddi zarara uğraması şart değildir. Güven ilişkisini zedeleyen bu eylem nedeniyle iş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında haklı nedenle feshedilebilir. Bu durumda işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.
HRD Danışmanlık ile İş Hukuku ve Bordro Süreçlerinizi Güvence Altına Alın
İş hukuku ve bordro uygulamalarında doğru kararlar almak, olası hukuki riskleri en aza indirmenin en önemli adımlarından biridir. HRD Danışmanlık olarak; bordro outsourcing, iş ve sosyal güvenlik hukuku danışmanlığı, SGK uygulamaları, insan kaynakları süreçleri ve mevzuat değişiklikleri konusunda işletmelere profesyonel destek sunuyoruz.
Siz de iş hukuku, bordro ve insan kaynakları süreçleriniz hakkında uzman desteği almak veya kurumunuza özel çözümlerimiz hakkında bilgi edinmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Web: www.hrddanismanlik.com
E-posta: bilgi@hrddanismanlik.com
Telefon: +90 850 850 0 473
HRD Danışmanlık – İş Hukuku, Bordro ve İnsan Kaynakları Süreçlerinde Güvenilir Çözüm Ortağınız.