4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yıllık ücretli izin uygulamaları, işverenler açısından en sık uyuşmazlık yaşanan konular arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle dini bayram arifelerinde çalışanların “yarım gün yıllık izin” talepleri uygulamada sıkça gündeme geliyor.
Peki yarım gün yıllık izin kullanılabilir mi?
Arefe günü yarım gün yıllık izin kullandırılması yasal mı?
Normal günlerde verilen yarım günlük izinler yıllık izinden düşülebilir mi?
Son dönemde verilen yargı kararları ve uygulamadaki denetimler, bu konuda işverenlerin dikkatli hareket etmesi gerektiğini gösteriyor.
Yıllık İzin Bölünerek Kullanılabilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesine göre yıllık ücretli izin, tarafların anlaşması halinde bölümler halinde kullandırılabiliyor. Ancak burada önemli bir şart bulunuyor:
Yıllık iznin en az bir bölümünün kesintisiz 10 gün kullandırılması gerekiyor.
2017 yılında Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik sonrası “en fazla üçe bölünebilir” ifadesi kaldırılmış ve izinlerin tarafların anlaşmasıyla farklı şekillerde bölünmesine imkan tanınmıştı.
Bu değişiklik sonrası uygulamada yarım gün yıllık izin tartışmaları daha sık gündeme gelmeye başladı.
Yarım Gün Yıllık İzin Kullanımının Hukuksal Riski Var mı?
Kanunda yarım gün yıllık izin kullanımını açık şekilde yasaklayan bir hüküm bulunmuyor. Ancak uygulamada ve yargı kararlarında konu oldukça hassas değerlendiriliyor.
Özellikle normal çalışma günlerinde kullanılan yarım günlük izinlerin:
- yıllık izin değil mazeret izni sayılması,
- yıllık izin hesabından düşülmemesi,
- işveren kayıtlarının geçersiz kabul edilmesi
gibi riskler ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle uygulamada yıllık izinlerin tam gün kullandırılması daha düşük riskli yöntem olarak değerlendiriliyor.
Arefe Günlerinde Yarım Gün Yıllık İzin Kullanılabilir mi?
Kurban, Ramazan ve Cumhuriyet (28 Ekim) Bayramı arifelerinde olduğu gibi çalışanların yarım gün çalıştığı dönemlerde, yarım gün yıllık izin uygulaması farklı değerlendirilebiliyor.
Örneğin işyerinin tamamen kapanmadığı ancak çalışanların talebi doğrultusunda arife günü çalışmaya gelmediği durumlarda, işçi ve işverenin karşılıklı anlaşmasıyla yarım gün yıllık izin uygulaması yapılabiliyor.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta:
- işçinin açık talebinin bulunması,
- izin kayıtlarının doğru tutulması,
- yıllık izin şartlarının usule uygun olmasıdır.
Aksi halde işveren açısından dava ve denetim riski oluşabiliyor.
İstanbul BAM Kararı: Her Yarım Gün İzin Yıllık İzin Sayılmadı
Konuyla ilgili dikkat çeken kararlardan biri İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi’nin 22.04.2024 tarihli kararı oldu.
Mahkeme incelemesinde işveren tarafından sunulan bazı 0,5 günlük izin kayıtları yıllık izin kapsamında değerlendirilmedi. Özellikle:
- imzasız izin belgeleri,
- tarih aralığı net olmayan kayıtlar,
- normal günlerde kullanılan yarım günlük izinler
yıllık izin hesabına dahil edilmedi.
Mahkeme yalnızca arife gününe ilişkin yarım günlük kullanımın değerlendirmeye alınabileceğine işaret etti.
Kararda özetle, usule uygun olmayan yarım günlük izin kayıtlarının işveren açısından geçerli yıllık izin ispatı oluşturmayabileceği vurgulandı.
(İstanbul BAM 32. HD E.2019/3525 K.2024/673 T.22.04.2024)
Not: Arefe günü kullanılan yıllık izin 1 tam gün değil, yarım gün olarak değerlendirilmelidir.
Alternatif Çözüm: Telafi Çalışması
Uygulamada birçok işveren, çalışanların birkaç saatlik veya yarım günlük izin taleplerini doğrudan yıllık izinden düşebiliyor. Ancak yarım gün yıllık izin uygulamalarındaki hukuki tartışmalar nedeniyle bazı durumlarda telafi çalışması yöntemi daha güvenli bir alternatif olarak değerlendirilebilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 64. maddesi kapsamında telafi çalışması uygulanabilmektedir. İşveren tarafından verilen izinler veya işin durması gibi nedenlerle çalışılmayan süreler, kanundaki şartlara uygun şekilde sonradan telafi ettirilebilir.
Bu kapsamda örneğin:
- çalışanların özel işi nedeniyle birkaç saat erken ayrılması,
- normal günlerde yarım gün çalışmama talepleri,
- kısa süreli kişisel izinler
doğrudan yıllık izinden düşülmek yerine telafi çalışması yöntemiyle yönetilebilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli hususlar bulunmaktadır:
- Telafi çalışması günlük azami (11 saat) çalışma sürelerini aşmamalıdır.
- Tatil günlerinde yaptırılamaz.
- Günde 3 saatten fazla telafi çalışması yaptırılamaz.
- İşçiye önceden bilgilendirme yapılmalıdır.
- Uygulama eşitlik ilkesine uygun yürütülmelidir.
- Sürecin yazılı evrak usulüne uygun yapılması gerekir.
Özellikle denetim ve işçilik alacağı davaları açısından değerlendirildiğinde, kısa süreli izinlerin doğrudan yıllık izin yerine telafi çalışması modeliyle yönetilmesi bazı işyerleri açısından daha düşük riskli bir yöntem olarak değerlendirilebilir.
Kurban Bayramı Öncesi İşverenler Nelere Dikkat Etmeli?
Önümüzdeki bayram dönemi öncesinde birçok işveren, çalışan talepleri doğrultusunda arife günü izin planlaması yapıyor. Ancak bu süreçte aşağıdaki konular kritik önem taşıyor:
1. Yarım Gün İzinleri Yazılı Kayıt Altına Alın
Sözlü uygulamalar ileride ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir. Çalışanın izin talebi mutlaka yazılı alınmalıdır.
2. Yıllık İzin ve Mazeret İzni Ayrımını Netleştirin
Normal günlerde verilen birkaç saatlik veya yarım günlük izinler doğrudan yıllık izinden düşülmeden önce hukuki risk değerlendirmesi yapılmalıdır.
3. Arefe Günü Uygulamalarını Standart Hale Getirin
Tüm çalışanlar için eşit ve yazılı bir uygulama oluşturulmalıdır.
4. İzin Formlarında Saat ve Tarih Detayı Bulunsun
Eksik belgeler dava süreçlerinde işveren aleyhine yorumlanabiliyor.
Sonuç
Mevzuatta yarım gün yıllık izni açık şekilde yasaklayan bir düzenleme bulunmasa da, uygulama ve yargı kararları işverenlerin dikkatli hareket etmesini gerektiriyor.
Özellikle normal çalışma günlerinde verilen yarım günlük izinlerin yıllık izin olarak değerlendirilmemesi riski bulunuyor. Arefe günlerinde ise işin niteliği, işyerinin çalışma düzeni ve kayıt sistemi büyük önem taşıyor.
Bu nedenle işverenlerin:
- yıllık izin süreçlerini yazılı yürütmesi,
- yarım gün uygulamalarında hukuki altyapıyı doğru oluşturması,
- bordro ve izin kayıtlarını eksiksiz tutması,
- kısa süreli izinlerde telafi çalışması alternatifini değerlendirmesi
olası işçilik alacağı davalarında kritik önem taşıyor.
HRD Danışmanlık olarak; iş hukuku, SGK mevzuatı, bordrolama süreçleri, teşvik danışmanlığı ve insan kaynakları uygulamalarında şirketlere profesyonel danışmanlık hizmeti sunuyoruz. İşverenlerin mevzuata uyum süreçlerini doğru yönetebilmesi, olası işçilik uyuşmazlıkları ve SGK risklerini minimize edebilmesi için güncel yasal düzenlemeler doğrultusunda destek sağlamaktayız.
İş ve SGK hukuku danışmanlığı hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
🌐 www.hrddanismanlik.com
📩 bilgi@hrddanismanlk.com
📞 0850 850 04 73