Kariyer Gelişiminde 80/20 Kuralı: Daha Çok Değil, Daha Doğru Çalışmanın Gücü
Çalışma hayatlarımıza baktığımızda hepimizin ortak sorunlarından birinin zaman olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz. Gün içerisinde yapılacak işler, toplantılar, e-postalar, yetiştirilmesi gereken projeler ve bir yandan da kariyerimizi geliştirme çabamız derken günün nasıl geçtiğini çoğu zaman fark edemiyoruz.
Üstelik çalışma hayatında artık sadece mevcut işimizi iyi yapmak da yeterli görülmüyor. Yeni beceriler öğrenmemiz, kendimizi geliştirmemiz, değişen koşullara ayak uydurmamız ve kariyerimiz için sürekli yeni adımlar atmamız bekleniyor.
Peki bunca şeyi yaparken zamanımızı gerçekten bizi ileri taşıyan şeylere mi ayırıyoruz?
80/20 Kuralı, diğer adıyla Pareto İlkesi, tam da bu noktada farklı bir bakış açısı sunuyor.
En basit haliyle 80/20 Kuralı; sonuçların önemli bir bölümünün, onları oluşturan nedenlerin daha küçük bir bölümünden meydana geldiğini ifade ediyor. Yani yaptığımız her işin, harcadığımız her saatin ya da verdiğimiz her çabanın aynı sonucu yaratmadığını söylüyor.
Buradaki yüzde 80 ve yüzde 20 oranlarının her durumda birebir gerçekleşmesi gerekmiyor. Asıl önemli olan, yaptığımız işler içerisinde bize diğerlerinden çok daha fazla sonuç getiren bir bölümün olduğunu fark edebilmek.
Kariyer hayatlarımıza baktığımızda da aslında hepimiz benzer durumlarla karşılaşıyoruz.
Bazı çalışmalarımız bizi sadece meşgul ederken bazıları kariyerimizi gerçekten ileri taşıyor. Yeni bir yetkinlik kazandırıyor, yöneticimizin bize olan güvenini artırıyor, farklı projelerde görünür olmamızı sağlıyor ya da önümüzde yeni bir kariyer fırsatı açıyor.
Peki bunların hangileri olduğunu gerçekten biliyor muyuz?
Kariyer Gelişiminde 80/20 Kuralı Nasıl Uygulanır?
Kariyer gelişimi dediğimiz zaman çoğumuzun aklına ilk olarak eğitimler, sertifikalar, yeni beceriler kazanmak ve daha fazla sorumluluk almak geliyor. Elbette bunların hepsi önemli ancak daha fazla şey yapmak her zaman daha fazla gelişmek anlamına gelmiyor.
Örneğin aynı anda birkaç farklı eğitim programına katılabilir, sürekli yeni içerikler okuyabilir ve mesai dışında da kendimizi geliştirmeye çalışabiliriz. Fakat bütün bunların sonunda hedeflediğimiz kariyer noktasına ne kadar yaklaştığımızı kendimize sormamız gerekiyor çünkü öğrenmek ile gelişmek her zaman aynı şey olmuyor.
Bu nedenle öncelikle kariyer hedefimizi netleştirmemiz, ardından da bizi bu hedefe götürecek beceri ve deneyimlerin hangileri olduğunu belirlememiz gerekiyor.
Kariyerimizi İleri Taşıyan %20'lik Alışkanlıklar
Hepimizin iş hayatında farklı alışkanlıkları var. Ancak bazı alışkanlıklarımızın kariyerimiz üzerinde diğerlerinden çok daha büyük etkisi olabiliyor.
Düzenli geri bildirim almak ve bunu gerçekten uygulamak, işimizle ilgili doğru kişilerle ilişkiler kurmak, yeni sorumluluklardan kaçmamak, belirli bir konuda uzmanlaşmak ve yaptığımız işin sonuçlarını görünür hale getirmek bunlardan bazıları olabilir.
Burada herkes için geçerli tek bir yüzde 20 olmadığını da unutmamak gerekiyor. Bir çalışan için teknik bir yetkinlik kariyerinde en büyük farkı yaratırken, bir başkası için iletişim, liderlik veya ilişki yönetimi çok daha önemli olabiliyor.
Zaman Kaybettiren %80'lik Alışkanlıkları Fark Etmek
80/20 Kuralı'nın bence en önemli taraflarından biri de bize yalnızca ne yapmamız gerektiğini değil, neleri artık yapmamamız gerektiğini de düşündürmesi.
Sürekli e-posta kontrol etmek, gereğinden fazla toplantıya katılmak, her işi aynı öncelikte görmek, aynı anda çok fazla işe başlamaya çalışmak veya düşük etkili bir işi gereğinden fazla mükemmelleştirmek günümüzün önemli bir bölümünü tüketebiliyor.
Bu nedenle zaman zaman dönüp kendimize, “Bugün yaptığım işlerin hangileri gerçekten önemli bir sonuç yarattı?” diye sormamız farkındalık kazanabilmemiz açısından önemli bir noktayı oluşturuyor.
Kariyer Planlamasında Öncelikleri Belirlemek
Kariyer planlamasında bazen kendimize o kadar uzun listeler hazırlıyoruz ki, hedefimize yaklaşmak yerine neyi önce yapacağımızı düşünmekle zaman kaybedebiliyoruz.
Oysa ilk adımı atmaya büyük kararlar alarak değil basitçe, “Kariyer hedefime ulaşmak için sadece birkaç şeye odaklanmak zorunda olsaydım, bunlar ne olurdu?” diye sorarak bile başlayabiliriz.
Belki yönetici olmak isteyen biri için liderlik ve iletişim becerileri öne çıkacak, belki uzmanlaşmak isteyen bir çalışan için belirli bir teknik yetkinlik daha önemli olacak, bir başkası için ise doğru insanlarla tanışmak ve farklı projelerde görev almak çok daha büyük bir fırsat yaratacak.
Bu noktada herkesin kendi yüzde 20'sini bulması gerekiyor.
Sürdürülebilir Kariyer İçin Akıllı Çalışma Yaklaşımı
İş hayatında uzun zamandır başarı ile çok çalışmak arasında güçlü bir bağlantı kuruyoruz. Elbette emek vermeden, sorumluluk almadan ve çaba göstermeden kariyer inşa etmek kolay değil ancak günümüz çalışma hayatında yalnızca çok çalışmanın yeterli olmadığını da artık daha net görüyoruz.
Belki de kariyer hayatlarımızda kendimize sürekli “Daha ne yapabilirim?” diye sormak yerine, zaman zaman “Yaptıklarımın hangisi gerçekten bana katkı sağlıyor?” diye sormamız gerektiğini unutuyoruz.
Çünkü bazen kariyerimizde ilerlemek için daha fazla şey eklememiz değil, artık bize katkı sağlamayan bazı şeyleri hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor.