Ücretsiz İzin Nedir? İşçi ve İşveren Açısından Hukuki ve Bordro Boyutu
Ücretsiz İzin Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?
Ücretsiz izin, çalışan ile işverenin karşılıklı anlaşması doğrultusunda belirli bir süre boyunca çalışma ilişkisinin geçici olarak durdurulduğu bir uygulamadır. Bu süreçte çalışan iş görme borcunu yerine getirmezken, işverenin ücret ödeme yükümlülüğü de geçici olarak durmaktadır. İş ilişkisi sona ermez; yalnızca belirli süreyle aktif çalışma durumu askıya alınır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda ücretsiz izin kavramı ayrıntılı şekilde düzenlenmemiş olsa da bazı maddelerde ücretsiz izin niteliğinde hükümler bulunmaktadır. Özellikle İş Kanunu’nun 74. maddesinde doğum sonrası ücretsiz izin hakkı düzenlenmiştir. Uygulamada ise ücretsiz izin; doğum, sağlık sorunları, eğitim süreçleri, ailevi nedenler, askerlik, ekonomik daralma veya işletmesel ihtiyaçlar gibi durumlarda gündeme gelebilmektedir.
İş Hukukunda Ücretsiz İzin Türleri Nelerdir?
İş hukukunda ücretsiz izin uygulamaları farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir:
• Doğum sonrası ücretsiz izin
İş Kanunu’nun 74. maddesi kapsamında çalışanlara doğum sonrası belirli sürelerle ücretsiz izin hakkı tanınabilmektedir.
• Mazeret nedeniyle ücretsiz izin
Sağlık sorunları, ailevi nedenler veya kişisel sebeplerle tarafların anlaşması sonucu kullanılan izin türüdür.
• Eğitim amaçlı ücretsiz izin
Çalışanın yüksek lisans, doktora veya mesleki gelişim süreçleri için talep ettiği izinlerdir.
• Askerlik nedeniyle ücretsiz izin
Özellikle bedelli askerlik uygulamalarında kısa süreli ücretsiz izin yöntemi kullanılabilmektedir.
• Pandemi ve zorlayıcı sebeplere dayalı ücretsiz izin
Salgın, doğal afet veya ekonomik nedenlerle işletmelerin başvurduğu uygulamalardır.
• Karşılıklı anlaşmaya dayalı ücretsiz izin
Uygulamada en sık görülen ücretsiz izin türüdür. İşçi ve işverenin ortak mutabakatıyla uygulanır.
• Yol izni kapsamındaki ücretsiz izin
İş Kanunu’nun 56. maddesi kapsamında yıllık izin döneminde talep edilmesi hâlinde verilen ücretsiz yol izinleridir.
Ücretsiz İznin Yasal Dayanağı ve Tarafların Onay Süreci
Ücretsiz izin uygulamalarında işçi ve işverenin karşılıklı mutabakatı önem taşımaktadır. Sürecin yazılı şekilde yürütülmesi, izin süresinin açıkça belirlenmesi ve kayıt altına alınması uygulama açısından önem taşımaktadır. Uygulamada birçok işveren, süreci yazılı şekilde ilerleterek ileride oluşabilecek olası uyuşmazlıkların önüne geçmeyi tercih etmektedir.
Yargıtay uygulamasında da ücretsiz izin süreçlerinde işçinin onayının önemli olduğu vurgulanmaktadır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/31153 E., 2016/4095 K. sayılı kararında da ücretsiz izin uygulamasında işçinin onayının önem taşıdığı belirtilmiştir.
İşveren Çalışanı Tek Taraflı Ücretsiz İzne Çıkartabilir mi?
Ücretsiz izin uygulamalarında temel yaklaşım, sürecin işçi ve işverenin karşılıklı mutabakatıyla yürütülmesidir. İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında çalışma koşullarında önemli değişiklik oluşturabilecek uygulamalarda çalışan onayı önem taşımaktadır. Nitekim Yargıtay uygulamalarında da ücretsiz izin süreçlerinde işçinin onayının gerekliliği vurgulanmaktadır.
Ücretsiz İzin Süresinde Ücret, SGK Primleri ve Vergiler Nasıl Etkilenir?
Ücretsiz izin süresince çalışana ücret ödenmediği için SGK primi yatırılmaz ve ilgili dönem eksik gün olarak SGK’ya bildirilmektedir. Aynı şekilde ücret ödemesi bulunmadığından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi de oluşmaz.
Bu süreçte bordro kayıtlarının doğru tutulması, eksik gün nedenlerinin doğru bildirilmesi ve çalışan bilgilendirmelerinin açık şekilde yapılması oldukça önemlidir. Özellikle insan kaynakları ve bordro ekipleri açısından bu süreçlerin dikkatli yönetilmesi uygulamada büyük önem taşımaktadır. Özellikle uzun süreli ücretsiz izinlerde çalışanların emeklilik prim günleri bakımından etkiler oluşabilmektedir.
İşçinin Ücretsiz İzni Reddetme Hakkı ve İş Sözleşmesine Etkileri
Ücretsiz izin uygulamalarında tarafların karşılıklı mutabakatı önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışan, kendisine sunulan ücretsiz izin teklifini değerlendirme ve kabul etmeme hakkına sahiptir. İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında çalışma koşullarında önemli değişiklik oluşturabilecek uygulamalarda çalışan onayı önem taşımaktadır.
Ücretsiz izin sürecinde iş sözleşmesi sona ermemekte, belirli süreyle devam etmektedir. Bu süreçte çalışanın iş görme borcu ile işverenin ücret ödeme yükümlülüğü geçici olarak durmaktadır. Bu nedenle uygulamada tarafların süreci açık iletişimle yürütmesi önemli görülmektedir.
Ücretsiz İzinde Geçirilen Sürelerin Yıllık İzin Hesabına Etkisi
Ücretsiz izin süreleri, kural olarak çalışılmış süre kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu nedenle yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları da bu yöndedir.
Ücretsiz İzinde Geçirilen Sürelerin Kıdem ve İhbar Tazminatına Etkisi
Ücretsiz izin süresi genel uygulamada kıdeme esas çalışma süresine dâhil edilmemektedir. Bu durum, kıdem ve ihbar sürelerinin hesaplanmasını etkileyebilmektedir. Özellikle bordro ve insan kaynakları sistemlerinde ücretsiz izin günleri çalışılmayan süre olarak değerlendirilebildiğinden, uzun süreli ücretsiz izin uygulamaları çalışanların toplam hizmet süresine yansıyabilmektedir.
Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Ücretsiz izin uygulamalarında en sık karşılaşılan sorunların başında süreçlerin yazılı şekilde yürütülmemesi gelmektedir. Özellikle izin süresinin açıkça belirlenmemesi, taraf onaylarının kayıt altına alınmaması ve süreç yönetiminin eksik ilerletilmesi uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilmektedir. Bu durum özellikle SGK bildirimleri ve kıdem hesaplamaları açısından ilerleyen süreçlerde sorun oluşturabilmektedir.
Dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:
• Ücretsiz izin süresi başlangıç ve bitiş tarihleriyle birlikte açık şekilde belirlenmelidir.
• İşçi ve işverenin karşılıklı onayı yazılı şekilde kayıt altına alınmalıdır.
• SGK eksik gün bildirimlerinin doğru kodlarla ve zamanında yapılması önem taşımaktadır.
• Bordro süreçlerinde ücretsiz izin günlerinin doğru işlenmesi, kıdem ve izin hesaplamaları açısından dikkatle takip edilmelidir.
• Uzun süreli ücretsiz izin uygulamalarında çalışanların SGK prim günleri ve sosyal hakları üzerindeki etkiler önceden değerlendirilmelidir.
• Çalışan bilgilendirmelerinin açık ve şeffaf şekilde yürütülmesi süreç yönetimini kolaylaştırmaktadır.
Sonuç olarak ücretsiz izin uygulamaları, iş hayatında hem çalışan hem de işveren açısından belirli dönemlerde ihtiyaç hâline gelebilen önemli bir uygulamadır. Bu nedenle sürecin mevzuata uygun, planlı ve karşılıklı iletişim çerçevesinde yürütülmesi hem çalışan haklarının korunması hem de iş süreçlerinin sağlıklı şekilde devam etmesi açısından önem taşımaktadır.
Kaynakça
- 4857 Sayılı İş Kanunu, m.22, m.56, m.74
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2014/31153 E., 2016/4095 K.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 1995/24545 E., 1996/62 K.
Akademik Kaynaklar
- Narmanlıoğlu, Ünal – İş Hukukunda Ücretsiz İzin Uygulamaları ve Hukuki Sonuçları, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi.
- Süzek, Sarper – İş Hukuku, Beta Yayınları, ücretsiz izin ve iş sözleşmesinin askıya alınması bölümü.