Şirket Araçlarında Trafik Cezası Sorumluluğu ve Ücretten Kesinti
Şirket araçlarının çalışanlar tarafından kullanılması özellikle satış, pazarlama, lojistik ve saha hizmetlerinde oldukça yaygındır. Ancak araç kullanımı sırasında meydana gelen trafik ihlalleri, trafik cezasının kime ait olduğu ve bu cezanın çalışanın ücretinden kesilip kesilemeyeceği konusunda soru işaretleri yaratmaktadır.
Bu konuda öncelikle trafik cezasının hukuken kime yöneltildiği ile çalışanın işverene karşı sorumluluğunun birbirinden ayrılması gerekir.
Trafik Cezasından Kim Sorumludur?
Her trafik cezasının otomatik olarak çalışana ait olduğu söylenemez. Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bazı yükümlülükler araç sahibi veya işletenine, bazı ihlaller ise doğrudan sürücüye yöneltilmektedir.
Örneğin aracın teknik eksikliklerinden veya işletenin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerden kaynaklanan ihlallerde işverenin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Buna karşılık hız sınırının aşılması, kırmızı ışıkta geçilmesi gibi doğrudan sürücünün davranışından kaynaklanan ihlallerde çalışanın sorumluluğu söz konusu olabilir.
Ancak çalışanın trafik ihlalinden sorumlu olması, işverenin ceza tutarını doğrudan maaştan kesebileceği anlamına gelmez.
İşveren Trafik Cezasını Maaştan Kesebilir mi?
İşverenin, şirket aracına ilişkin trafik cezasını çalışanın ücretinden tek taraflı olarak kesmesi, ücretin korunmasına ilişkin hükümler nedeniyle sınırlı koşullara tabidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarihli, 2017/13342 Esas ve 2019/16167 Karar sayılı kararında, şirket aracının kullanımı sırasında çalışanın neden olduğu trafik cezalarının işveren tarafından ödenmesi hâlinde, bu tutarların çalışanın açık muvafakati olmadan ücretinden re’sen mahsup edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Bu nedenle yalnızca trafik cezasının işveren tarafından ödenmiş olması, ücret kesintisi için tek başına yeterli değildir.
İşverenin çalışandan bir tutar talep edebilmesi için; çalışanın kusuru, ihlalin niteliği, işverenin gerçekten ödeme yapıp yapmadığı ve zarar ile çalışan arasındaki bağlantı gibi hususların ortaya konulması gerekir.
Çalışanın Yazılı Onayı Gerekir mi?
Uygulamada en güvenli yöntem, çalışanın ücretinden trafik cezası nedeniyle kesinti yapılacaksa açık ve yazılı bir onayının bulunmasıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.12.2025 tarihli, 2025/8613 Esas ve 2025/10406 Karar sayılı kararında da ücretlerden trafik cezası, benzin ve cep telefonu gibi kalemlerle yapılan kesintiler değerlendirilmiş; kesintiye ilişkin yazılı muvafakat bulunmaması dikkate alınmıştır.
Bu nedenle iş sözleşmesinde veya araç kullanım belgelerinde yer alan genel ifadelerin her durumda yeterli olduğu düşünülmemelidir. Kesintinin dayanağı ve kapsamı mümkün olduğunca açık şekilde düzenlenmelidir.
Trafik Cezası ile Ücret Kesme Cezası Aynı Şey Değildir
İş Kanunu’nun 38. maddesinde düzenlenen ücret kesme cezası ile işverenin çalışanın kusurundan doğduğunu ileri sürdüğü bir alacağını çalışandan tahsil etmesi farklı hukuki işlemlerdir.
Ücret kesme cezası uygulanabilmesi için iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde bu cezanın hangi durumlarda uygulanacağının belirtilmesi ve kanundaki diğer şartlara uyulması gerekir.
Dolayısıyla çalışanın trafik kuralını ihlal etmesi, her durumda “ücret kesme cezası” uygulanabileceği anlamına gelmez.
Bordro ve Belgelendirme
Çalışandan trafik cezası nedeniyle bir tutar tahsil edilmesi söz konusuysa, kesintinin bordroda açık şekilde gösterilmesi ve dayanağının belgelenmesi önemlidir.
Trafik cezası, işveren tarafından yapılan ödeme, çalışanın kusuruna ilişkin belgeler ve varsa yazılı onay belgeleri özlük dosyasında muhafaza edilmelidir.
Ayrıca bu tutarın bordro, SGK ve vergi uygulamasındaki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Trafik cezasının çalışandan tahsil edilmesi, ücretin brüt tutarının kendiliğinden azaltılması anlamına gelmez. Bu nedenle bordro uygulamasının mali müşavir veya bordro uzmanı tarafından olayın niteliğine göre belirlenmesi uygun olacaktır.
Şirket Araç Kullanım Talimatı Neden Önemlidir?
İşverenlerin şirket araçları için yazılı bir kullanım talimatı hazırlaması, uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.
Bu talimatta;
* Trafik kurallarına uyma yükümlülüğü,
* Aracın kimler tarafından kullanılabileceği,
* Kaza hâlinde yapılması gerekenler,
* Trafik cezalarının bildirilme yöntemi,
* Aracın görev dışında kullanılması,
* Çalışan ve işverenin sorumlulukları
açıkça düzenlenebilir.
Ancak böyle bir talimatın bulunması, her trafik cezasının otomatik olarak çalışanın maaşından kesilebileceği anlamına gelmez.
Sonuç
Şirket araçlarıyla ilgili trafik cezalarında üç konu birbirinden ayrılmalıdır:
1. Trafik cezasının hukuken kime ait olduğu,
2. Çalışanın işverene karşı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı,
3. İşverenin bu tutarı çalışanın ücretinden kesip kesemeyeceği.
Çalışanın trafik ihlalinden sorumlu olması ile bu tutarın doğrudan maaşından kesilebilmesi aynı şey değildir.
Yargıtay’ın 2019 ve 2025 tarihli kararları, ücretin korunması ve çalışanın açık rızasının önemi konusunda işverenler açısından dikkat edilmesi gereken bir çerçeve ortaya koymaktadır.
Bu nedenle işverenlerin şirket araçları için açık kullanım kuralları oluşturması, trafik cezalarını somut olay bazında değerlendirmesi, çalışanın kusurunu belgelemesi ve ücret kesintisi yapılacaksa hukuken geçerli bir onay ve belgelendirme süreci yürütmesi önemlidir.
Kısacası: “Şirket aracına kesilen trafik cezası doğrudan çalışanın maaşından kesilir” şeklinde genel ve koşulsuz bir uygulama yapılamaz. Her olayda cezanın niteliği, çalışanın kusuru, işverenin sorumluluğu ve ücret kesintisinin hukuki dayanağı birlikte değerlendirilmelidir.