İşçinin Sadakat Borcu ve Rekabet Yasağı: İşverenler ve Çalışanlar Nelere Dikkat Etmeli?
İşçinin sadakat borcu ve rekabet yasağı hangi durumlarda geçerlidir? Yargıtay kararları ışığında işverenlerin ve çalışanların haklarını detaylı inceleyin.
İşçinin sadakat borcu ve rekabet yasağı hangi durumlarda geçerlidir? Yargıtay kararları ışığında işverenlerin ve çalışanların haklarını detaylı inceleyin.
İş ilişkisi yalnızca ücret karşılığında çalışma borcundan ibaret değildir. İşçi ile işveren arasında güvene dayalı özel bir hukuki ilişki bulunur. Bu ilişkinin en önemli unsurlarından biri ise işçinin sadakat borcudur.
Sadakat borcu kapsamında işçi, çalıştığı işverenin ticari menfaatlerini korumak, işverene zarar verecek davranışlardan kaçınmak ve iş ilişkisi devam ettiği sürece işvereniyle rekabet etmemekle yükümlüdür.
Ancak uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, işçinin işten ayrıldıktan sonra rakip firmada çalışıp çalışamayacağı ve rekabet yasağının hangi şartlarda geçerli olacağıdır.
Yargıtay'ın son yıllarda verdiği emsal kararlar, hem işverenler hem de çalışanlar açısından bu konuda önemli açıklamalar getirmiştir.
Bu yazımızda işçinin sadakat borcunu, rekabet yasağını ve Yargıtay kararlarını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 396. maddesi uyarınca işçi;
İşini özenle yapmak,
İşverenin haklı menfaatlerini korumak,
İşverene zarar verecek davranışlardan kaçınmak,
Ticari sırları korumak,
İş ilişkisi devam ettiği sürece işvereniyle rekabet etmemek
zorundadır.
Bu yükümlülük, iş sözleşmesinin doğal sonucudur.
Dolayısıyla işçinin ayrıca "sadakat borcunu kabul ediyorum" şeklinde bir sözleşme imzalamasına gerek bulunmamaktadır.
İş sözleşmesi devam ettiği sürece işçinin;
Rakip işletme kurması,
Rakip firmaya danışmanlık vermesi,
İşverenin müşterilerini başka firmaya yönlendirmesi,
Ticari sırları paylaşması,
İşveren aleyhine ticari faaliyet yürütmesi
sadakat borcunun ihlali olarak kabul edilmektedir.
Bu durumda işveren;
İş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.
Uğradığı zararın tazminini isteyebilir.
Şartları varsa cezai şart talebinde bulunabilir.
Başka bir ifadeyle, iş sözleşmesi devam ederken rekabet yasağı için ayrıca bir rekabet yasağı sözleşmesine ihtiyaç bulunmamaktadır.
Bu sorunun cevabı çoğu zaman hayırdır.
İşçi işten ayrıldıktan sonra istediği işyerinde çalışabilir.
Ancak bunun önemli bir istisnası bulunmaktadır.
Eğer;
İş sözleşmesinde,
veya
Ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesinde
işten sonraki dönem için rekabet yasağı açıkça düzenlenmişse, işçi belirli şartlar altında rakip işletmede çalışamayabilir.
Ancak bu yasağın;
makul süreyle,
belirli coğrafi alanla,
belirli faaliyet konusu ile
sınırlandırılması gerekir.
Aksi halde rekabet yasağı geçersiz sayılabilir.
Türk Borçlar Kanunu'na göre rekabet yasağı sözleşmeleri;
İşverenin korunmaya değer menfaatini korumalı,
İşçinin çalışma özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmamalı,
Yer bakımından sınırlı olmalı,
Süre bakımından makul olmalı,
Konu bakımından belirli olmalıdır.
Hakim, aşırı geniş düzenlenmiş rekabet yasağı hükümlerini tamamen geçersiz sayabileceği gibi daraltabilir veya cezai şartı indirebilir.
İşveren;
İş sözleşmesi devam ederken sadakat borcunun ihlal edilmesi,
Geçerli rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranılması,
Ticari sırların kullanılması,
Müşteri portföyünün rakip firmaya aktarılması,
Rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi
durumlarında uğradığı zararın tazminini talep edebilir.
Bazı durumlarda sözleşmede kararlaştırılan cezai şart da ayrıca istenebilir.
Ancak hakim, fahiş gördüğü cezai şartı indirebilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/6064
Karar No: 2021/13141
Karar Tarihi: 28.09.2021
Uyuşmazlıkta iki çalışan, iş sözleşmeleri devam ederken aynı sektörde faaliyet gösterecek yeni bir şirket kurmuş, işverenin ticari ilişkilerini kullanarak rakip faaliyet içerisine girmiştir.
Yargıtay;
iş sözleşmesi devam ettiği sürece işçinin zaten sadakat borcu altında bulunduğunu, bu nedenle ayrıca rekabet yasağı sözleşmesi bulunmasa bile işverenle rekabet edemeyeceğini açıkça belirtmiştir.
Ancak iş sözleşmesi sona erdikten sonraki dönem için yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığından, işveren yalnızca iş sözleşmesinin devam ettiği döneme ilişkin zararını talep edebilecektir.
Kararda ayrıca maddi tazminatın, çalışanın elde ettiği kazanca göre değil, işverenin gerçek kâr kaybına göre hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay'dan Bir Diğer Önemli Karar: Rekabet Yasağı ve Cezai Şart
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/10133
Karar No: 2021/15959
Karar Tarihi: 30.11.2021
Kararın Özeti
Bir işçi, iş sözleşmesinde yer alan iki yıllık rekabet yasağına rağmen işten ayrıldıktan hemen sonra aynı sektörde faaliyet gösteren rakip firmada çalışmaya başlamıştır.
Yargıtay;
rekabet yasağına ilişkin davalarda görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu,
iş sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağının ancak yazılı sözleşmeyle mümkün olacağını,
rekabet yasağı ihlal edildiğinde işverenin her zaman zararını ispat etmek zorunda olmadığını,
ancak cezai şartın hakim tarafından fahiş bulunması halinde indirilebileceğini
belirtmiştir.
Bu karar, rekabet yasağı davaları açısından günümüzde en önemli emsal kararlardan biri olarak kabul edilmektedir.
İşverenler İçin Önemli Sonuçlar
Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır:
İş sözleşmesi devam ederken işçi zaten sadakat borcu altındadır.
Bu dönemde ayrıca rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasına gerek bulunmaz.
İşten ayrıldıktan sonraki rekabet yasağı mutlaka yazılı olarak düzenlenmelidir.
Rekabet yasağı makul sınırlar içerisinde olmalıdır.
İşverenler, rekabet yasağı hükümlerini hukuka uygun hazırlamalıdır.
Fahiş cezai şartlar mahkeme tarafından indirilebilir.
Her olay kendi özel koşulları içerisinde değerlendirilmektedir.
İşçinin sadakat borcu ve rekabet yasağı, iş hukukunda en fazla uyuşmazlık yaşanan konular arasında yer almaktadır. Özellikle yönetici pozisyonundaki çalışanlar, satış personelleri, teknik uzmanlar ve müşteri ilişkilerini yöneten çalışanlar bakımından hazırlanacak iş sözleşmelerinin hukuka uygun şekilde düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Eksik veya hatalı hazırlanan rekabet yasağı hükümleri ileride açılacak davalarda işveren açısından ciddi hak kayıplarına neden olabilmektedir.
Bu nedenle iş sözleşmeleri hazırlanırken yalnızca kanun hükümleri değil, güncel Yargıtay içtihatları da dikkate alınmalıdır.
HRD Danışmanlık, işletmelerin insan kaynakları süreçlerini daha verimli, güvenli ve mevzuata uygun şekilde yönetmelerini sağlamak amacıyla profesyonel danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. Deneyimli uzman kadrosuyla farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere uçtan uca çözümler üreten HRD Danışmanlık, yalnızca mevzuata uyumu değil, aynı zamanda operasyonel verimliliği de artırmayı hedeflemektedir.
İşletmenizin insan kaynakları süreçlerini güvenilir, hızlı ve mevzuata uygun şekilde yönetmek için uzman ekibimizle yanınızdayız.
HRD Danışmanlık
📞 0850 850 0 473