İşveren Markasında Kriz Yönetimi: İtibarınızı Zor Zamanlarda Nasıl Korursunuz?
İşveren markası, kurumunuzda çalışan ya da çalışmayan insanların size işveren olarak baktığında ne düşündüğünü ifade eder. İşveren markası için ideal sayılabilecek bir şablon mevcut değildir. Bu sebeple işletmenin stratejileri ve örgüt kültürünü kapsayacak şekilde kuruma has oluşum yapmak kıymetlidir. Bu hususta durumlar her zaman planladığımız gibi şekillenmeyebilir. Olumlu durumlar yaşandığı gibi krizler de çıkabilir.
İşveren markası, kurumunuzda çalışan ya da çalışmayan insanların size işveren olarak baktığında ne düşündüğünü ifade eder. İşveren markası için ideal sayılabilecek bir şablon mevcut değildir. Bu sebeple işletmenin stratejileri ve örgüt kültürünü kapsayacak şekilde kuruma has oluşum yapmak kıymetlidir. Bu hususta durumlar her zaman planladığımız gibi şekillenmeyebilir. Olumlu durumlar yaşandığı gibi krizler de çıkabilir.
Her an değişen dünyada iş dünyasının değişimi de kaçınılmazdır. Bu değişimle birlikte krizlerin çıkması en olası durumlardan biridir. Ekonomide yaşanan dalgalanma, sosyal yaşantılarımızın değişimi ve hızlı tüketim markaların yaşadığı en büyük krizlerden sayılabilir.
Krizleri Nasıl Yönetmeliyiz?
-
Kurulan iletişim şeffaf ve sahici olmalıdır. Kriz dönemlerinde çalışanlar gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu noktada kurum; doğru stratejileri belirlerken çalışanlardan bu stratejileri saklamaktan kaçınmalıdır. Dürüst ve net açıklamalar yapılmalıdır. Müşterilerin ise günün sonunda doğru hizmeti sorunsuz alacağını bilmeleri bu aşamada daha doğru olacaktır. Müşteri ve kurum arasındaki güven diri tutuldukça gün sonunda bu durum müşteri sadakati ile taçlanacaktır.
-
Çalışanlara öncelik verilmelidir. Yaşanan krizlerde alınan ilk aksiyon çalışanı işten çıkarmak olacaksa bu kalan çalışanların ve müşterilerin güvenini zedeler. Örneğin ekonomik krizden darbe almış bir şirketin esnek çalışma modeline geçiş sağlaması ofisteki giderlerin azalmasına sebep olacaktır.
-
Müşterilere daha değerli hissedekleri reklam kampanyaları sunulmalıdır. Birlik ve beraberlik algısını korumak adına ‘’Birlikte Daha Güçlüyüz.’’ mesajını kriz dönemi boyunca her fırsatta hatırlatmak faydalı olacaktır. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerine ağırlık verilerek topluma katkıda bulunulmalıdır.
-
Süreçlere hızla adapte olmaya her daim hazır olunmalıdır. Mağaza satışıyla hizmet vermekte olan markanın covid-19 pandemi döneminin hayatımıza ani girişiyle varlığını devam ettirebilmek için hızlıca online satışa geçiş yapması örnek verilebilir.
İşveren markası kurum tarafından oluşturulsa da işe alım ile beslenmektedir. Bu doğrultuda işveren markası insan kaynaklarından bağımsız düşünülemez. İnsan kaynaklarının görevlerine bakacak olursak; doğru uygulanan yetenek yönetimi faaliyetleri, çalışanın kariyerini yönetmesi noktasında destekleyici ve yol gösterici olma, işe aidiyet oranını artırma, potansiyel yeteneği kuruma çekebilmek adına çalışan yetiştirme programları düzenlemek şeklinde sıralamamız mümkündür.
Unutulmamalıdır ki; doğru uygulamalarla kurumsal itibarımız krizden büyük hasar almaz. Aksine krizler fırsata çevrilir.
KAYNAKÇA:
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/177779
Coombs, W. T. (2017). Ongoing crisis communication: Planning, managing, and responding (5th ed.). Sage Publications.
James, E. H., & Wooten, L. P. (2022). The prepared leader: Emerge from any crisis more resilient than before. Wharton School Press.