Türkiye Gelecekte Uzaktan Çalışmaya Hazır Mı

Türkiye Gelecekte Uzaktan Çalışmaya Hazır Mı

Dünya genelinde yeni Korona virüsünün ortaya çıkması ve hızla yayılmasıyla birlikte, özel sektörlerde evden çalışma konusu gündeme geldi. Bu zorlu dönemde Amazon, Microsoft, Google gibi dev şirketler, çalışanlarına evden çalışma imkanı sunan ilk firmalar oldular. Türkiye’de de virüsün yaygınlaşmasıyla beraber bir çok şirket evden çalışma sistemine geçiş yapmaya başladı. Bu geçiş ile beraber çalışanların kafasında “acaba ileri ki zamanlarda işyerimizde uzaktan çalışma modeli başlatılır mı?” sorularıda arttı. 

Evden çalışma, diğer adıyla uzaktan çalışma olarak da bilinen bu konu aslında 2003 yılından beri İş Mevzuatımızda esnek çalışma modellerinden biri olarak yer almaktadır. Bunca zamandır yasal olan bu konu ile ilgili ilginç bir detay daha var. Yapılan araştırmalar neticesinde geçen yıla kadar Türkiye de %2.5 civarında olan uzaktan çalışma, hem Avrupa ülkelerinin hem de Amerika ülkelerinin çok gerisinde kalmıştır. Ülkeler arasında uzaktan çalışma en yaygın olarak Hollanda ve Finlandiya’da görülmektedir.

Türkiye’de 600 katılımcının yer aldığı bir araştırmada ‘’EVDEN ÇALIŞMAK İSTER MİYDİNİZ?’’ sorusuna karşılık katılımcıların  %71’i ‘’EVET DAHA VERİMLİ OLURDUM’’, %9’u ‘’HAYIR EVDEN ÇALIŞMAK İŞ DİSİPLİNİNİ BOZAR’’, %5’İ ‘’HAFTASONU MESAİLERİ EVDEN YAPILABİLİR’’, %15’i ise ‘’İŞ OLSUN DA, HER YERDEN ÇALIŞIRIM’’ cevabını vermiştir. 

Peki, ülkemiz insanı evlerinde, ofiste ki gibi gerçekten verimli çalışabilir mi? Ve işverenlerin bu konuda ki tereddütleri neler? Hem işveren hem de yönetici kısmı, çalışanların ofiste bile doğru düzgün çalışmadıklarını düşünürken bu sistemi neden işyerlerinde uygulamak istesinler? İşte bu soruların cevabını sizler için araştırdık.

İnsanlar Neden Uzaktan Çalışmak İstiyor?

Çalışanlar, hergün işe gidip gelirken yolda geçen zamanı büyük bir vakit kaybı olarak görmektedir. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanların günde en az 2-3 saatinin trafikte geçtiğini düşündüğümüzde hak vermemek elde değil… 

Diğer bir neden ise; Türkiye gerçeğinde zor yönetici profilleri ile stres altında çalışmak… Bu durum çalışan verimliliğinin düşmesine neden olmaktadır. Çalışanlar, uzaktan çalışma sistemi ile birlikte hem motivasyonlarının hemde üretkenliklerinin daha fazla artacağı inancını taşımaktalar. 

Her insanın çalışma prensipleri birbirinden farklıdır. Kimisi sabah vakitlerinde verimli olurken kimisi içinde sabah saatlerinde çalışmak çok da ideal olamayabilir. Kişi istediği zaman çalışma imkanını kendin de bulduğunda hem özgüveni artar hemde kendi zamanını yönetme fırsatı yakalar. Ayriyeten kişilerin giyim konusunda evde hissettikleri konforu işyerlerinde asla hissedemeyecek olmaları da uzaktan çalışmanın bir artısı olarak düşünülmekte. Tüm bu alt maddeleri bir araya getirdiğimizde çalışanların çokta haksız olmadığını düşünüyoruz. Zaten yapılan çalışmalarda dediklerimizi doğrular nitelikte. Bir araştırmaya göre uzaktan çalışan insanların %82’si daha düşük stres seviyesine sahip oldukları ve bunun çalıştıkları şirketlere de olumlu yansıttıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca Standford Üniversitesinin geçtiğimiz yıllarda ki analizlerine göre de; çalışanlara uzaktan çalışma seçimi sunmak, çalışanların iş değiştirme oranını azalttığını; işten çıkma/çıkarma oranlarının %50’nin altına düştüğünü göstermiştir.

İşveren Açısından Uzaktan Çalışma 

Türkiye de İşverenler açısından uzaktan çalışmanın en sakıncalı yönü, “çalışanı dilediği gibi kontrol edemeyecek” olmasından kaynaklı olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca ekip içi iletişimin azalması çalışanların takım ruhunu kaybetmesine, dolayısıyla departmanlar arasında  başarısızlığın yaygınlaşacağı düşünceleri işvereni tereddüde düşürmektedir. İşverenin bir diğer tereddüttü ise kişilerin iş ve özel hayat dengesini kurmada zorlanabileceği kaygısıdır. 

Uzaktan çalışanların yaşayabileceği en büyük problemlerden birisi de konsantrasyon eksikliğidir. Çünkü kişinin yeterince planlı ve disiplinli çalışmaması, uzaktan çalışma da beklenen verimliliğin alınmamasıyla sonuçlanabilir.

İşte her iki tarafında görüşlerini okuduk. Genel bir değerlendirme yapacak olursak; işverenlerin en büyük maliyet kalemi olan personel giderlerini kısmak özellikle ülkemizde ki patronların en çok hoşnut olacağı konuların başında gelmektedir. İşte uzaktan çalışma seçeneği de bir çok masrafı minimize etmektedir. Örneğin; ofis malzemeleri, faturalar, temizlik malzemeleri, yol ücreti, yemek ücreti vb. masrafları birlikte düşündüğümüzde de her çalışan için yılda minumum 10.000 TL tasarruf yapılabilir. 

İşyerlerlerinde, bu esnek çalışma modelini uygulayan şirketlerin, çalışanlar üzerinde aidiyet duygularının arttığını da görmekteyiz. Ayrıca personel değişim oranında ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Uzaktan çalışma şekli ile çalışanların bağlılık oranlarının, uzaktan çalışma seçeneği sunmayan şirketlere göre daha yüksek olduğu ortaya da çıkmıştır. 

Türkiye deki patronlar her ne kadar çalışanlar arasında iletişimin azaldığını düşünse de Harvard Business Review’nun yaptığı çalışma ile uzaktan çalışanlar; meslektaşları ve denetçileri ile ofis çalışanlarına oranla daha çok iletişimde oluyorlar. Teknolojik araçların bolluğu da buna yardımcı oluyor. Başka bir çalışmaya göre de, uzaktan çalışanların %87‘si video konferans yoluyla birbirlerine daha bağlı hissediyorlar. 

Yakın gelecekte Z jenerasyonunun iş hayatına katılımı ile birlikte çalışmada; esneklik, özgürlük gibi kavramların önemi çok daha artacaktır. Şirketler bu jenerasyonun tipik özelliklerine ayak uydurabilmeleri için esnek çalışma modellerini benimseyip geliştirmek zorunda kalacaklardır.  Sonuç olarak ülkemizde maalesef artan Korona virüsünün etkisiyle özel sektör çalışanların da uzaktan çalışma sistemini uygulanması, Türkiye’deki işverenlerin gerek maliyet açısından gerek çalışan memnuniyeti açısından gerekse geleceğe yatırım açısından olumlu düşünceleri kapılacağı hissini ve umudunu taşıyoruz.